Fareffect Ağıl ve Ahır Isıtma Sistemi

Fareffect > Ürünler > Fareffect Ağıl ve Ahır Isıtma Sistemi

FAREFFECT Isıtma Sistemi, 180° açı ve uzun dalga boyu yayın yaparak “Güneş” gibi ısıtır.

Ağıl ve ahırlarda ısıtma sistemi olarak Fareffect kullanıldığı zaman nem, mikroorganizma ve patojenler üremez. Hayvanların et ve süt verimi artar.

Teknolojimiz gereği, elektrik sarfiyatınız diğer ısıtıcılara göre % 80 daha az olur.

FAREFFECT haricinde kullanılan ısıtma sistemleri genel olarak konveksiyonel teknik ile çalıştığı, konveksiyonel olmayanlar ise 90 derece açı ile çalıştığı için ağılı veya ahırı homojen olarak ısıtamazlar.

Fareffect haricindeki ısıtıcılar, ortamı doğru şekilde ısıtamadıkları ve zemini kurutamadıklarından dolayı ortamda nem oluşmasına sebep olurlar. Bu nemin oluşmasının başlıca sebebi ise zeminde bulunan talaşın hayvan dışkısı ile birleşmesi sonucu oluşan ıslaklıktır. Dışkılamanın bir başka sonucu ise ortamda oluşan yoğun amonyak gazıdır. Bu durum ise hayvanların sürekli hastalanmasına ve bu hastalık sebebi ile bağzı zamanlarda ölümlerin gerçekleşmesine neden olur. Nemli ortamın tek sonucu ölüm olmayabilir, bazen de istenilen kiloya ulaşmaması olarak sonuçlanabilir. Bu sorunlar üretici için bir sezona yayıldığı zaman önemli bir maddi karşılığa denk gelecektir.

Fareffect Isıtıcı, güneş gibi 180 derece açı ve uzun dalga boyu yayın yaparak ısıtır. Bu özelliği ile dünyadaki ilk ve tek ısıtma sistemidir.

  • Altlık kuru olur; ortamda nem, amonyak, zararlı mikroorganizma, patojen, bakteri üremez.
  • Bir başka önemli özelliği; Ekonomiktir, diğer ısıtma sistemlerine göre % 80’e varan sarfiyattaki tasarrufudur.
  • Kullanılacak alandaki adet miktarına göre 1-2 yıl içinde maliyetini çıkarır.

Diğer ısıtıcılar ortamı doğru şekilde ısıtamadıkları ve zemini kurutamadıklarından dolayı ortamda nem oluşmasına sebep olurlar. Bu nemin oluşmasının başlıca sebebi ise zeminde bulunan talaşın hayvan dışkısı ile birleşmesi sonucu oluşan ıslaklıktır. Dışkılamanın bir başka sonucu ise ortamda oluşan yoğun amonyak gazıdır. Bu durum ise hayvanların sürekli hastalanmasına ve bu hastalık sebebi ile bağzı zamanlarda ölümlerin gerçekleşmesine neden olur. Nemli ortamın tek sonucu ölüm olmayabilir, bazen de istenilen kiloya ulaşmaması olarak sonuçlanabilir. Bu sorunlar üretici için bir sezona yayıldığı zaman önemli bir maddi karşılığa denk gelecektir.

FAREFFECT İle Diğer Isıtma Sistemleri Arasındaki Sarfiyat Farkı ( % olarak)

AĞIL VE AHIRLARDA ISINMA KOŞULLARININ ET VE SÜT HAYVANLARI ÜZERİNE ETKİSİ

Vücut sıcaklıkları bakımından hayvanlar soğukkanlı ve sıcakkanlı olmak üzere iki gruba ayrılabilir. Soğukkanlı hayvanlar, vücut sıcaklıkları bulunduğu ortama uyum sağlayabilen hayvanlar olarak bilinirken, sıcakkanlı hayvanlar değişen çevre koşullarına karşı vücut sıcaklıklarını koruyan hayvanlar olarak bilinmektedir. Bu gruba giren süt sığırları da bulundukları çevreden aldıkları veya çevreye yaydıkları ısıyı, metabolizmaları tarafından üretilen ısı ile birlikte dengeleyerek vücut sıcaklıklarını sabit tutmaya çalışırlar.

Sağmal hayvanlar bir takım çevresel etmenlerle birlikte yaşamlarını devam ettirmektedirler. Çevresel etmenler içerisinde hava sıcaklığı, nemlilik veya kuruluk, rüzgâr, fırtına, dingin hava, açık veya bulutlu hava gibi birçok iklim özellikleri sayılabilir. Ortam ısısı; nem, rüzgâr, yağışlar gibi etmenler ile etkileşimde bulunarak et verimi, süt verimi, besi performansı, üreme gibi hayvanın birçok performans parametreleri üzerine etki eder.

Sağmal bir hayvandan beklenen en yüksek verimi vermesi uygun çevre koşulları sağlandığı takdirde mümkün olabilir.

Süt sığırı için uygun çevre koşulları ise 13-18 °C sıcaklık, %60-70 oransal nem ve saatte 5-8 km rüzgâr hızı olarak tanımlanmaktadır. Havadaki nem oranı ne kadar yüksek olursa, solunum veya terleme yoluyla vücut ısısının düşürülmesi de o kadar düşük olur. Özellikle, yüksek sıcaklık ve yüksek oransal nem olması durumunda çevrenin süt sığırı üzerindeki olumsuz etkisi daha da artmaktadır.

“Isıtma sistemi kullanılmaz veya uygun olmayan ısıtma sistemi kullanılırsa; oluşan sıcak stresi ile yem tüketimi düşer, dolayısıyla da et ve süt verimi düşer.”

Genel olarak hayvanların sıcak stresine karşı tepkileri, solunum sayısının artması, kalp atış hızının düşmesi ve terlemenin artması olarak ifade edilebilir.

Sıcak stresi altındaki süt ineklerinin yoğun terledikleri de bilinmektedir. Ayrıca süt ineklerinin ürettikleri sütün büyük bir bölümünü suyun oluşturduğu düşünülecek olursa, sıcak stresi altındaki hayvanlarda suyun yaşamsal işlevi daha iyi değerlendirilebilir.

Sıcak stresinin hesaplanarak ısıtma sisteminin tercih edilmesi, rasyonların titizlikle düzenlenmesi hem işletmedeki hayvanların sıcaktan daha az zarar görmelerini sağlayacak hem de üretimde oluşacak kayıpları önlediği için işletme kârlılığını arttıracaktır.

Isı stresi ve çok sıcak ortamlarda üreme performansı düşer. Sığırlarda kızgınlık göstermede azalma olur. Yetersiz enerji alımı ve yüksek yaşam payı ihtiyacı yüzünden oluşan bu durumda üreme dokularına kan akışı yavaşlar. Üreme performansında azalmalar görülür.
Sıcaklık stresi daha önce de ifade edildiği gibi hayvanların optimum verim düzeyine sahip oldukları termonötral zone’dan uzaklaştıkları zaman gerçekleşmektedir. Bunun için de normalin üzerindeki sıcaklıklarda yüksek sıcaklık stresi, altında ise soğuk stresinden bahsedilmektedir. Normal sıcaklıkların altındaki sıcaklıklarda hayvanlarda hipotermi gelişmeye başlar. Metabolik ve fizyolojik aktiviteler yavaşlar.

Bu durumlarda meme başları dondan zarar görmeye başlarlar. Hipoterminin ilerlemesi durumunda solunum oranı, kalp atışı ve kan basıncı düşer. Hayvan bilincini kaybeder ve eğer hayvan yeniden ısıtılmaz ise ölüm kısa zamanda gerçekleşir.
Laktasyonun erken dönemindeki hayvanlarda belirgin bir şekilde düşük çevre sıcaklıklarında (-5 C ve altında) yem alımının düşmesi ile beraber süt verimi düşer.

“Fareffect haricindeki tüm ısıtıcılar kısa dalga yayın yaptığı için verim düşürücü özelliğe sahiptir fakat bu ısıtıcıları sadece verim düşüklüğü olarak değerlendirmemeli, ayrıca da yüksek sarfiyat maliyeti hesaba katılmalı.”

Soğuk koşullarda da su temini önemlidir. Hayvan don nedeniyle veya herhangi bir nedenle uzun süreli susuz kalmış ise ve hayvanların önünde serbest seçenek olarak mineral preparatları var ise su temin edildiğinde veya suluklar çözüldükten sonra hayvanlar büyük miktarda su tüketip mineral alabilirler. Bu durumlarda da mineral zehirlenmeleri ortaya çıkabilir. Bu şekilde olan hayvanlarda ishal ve karın içi ağrılar görülür ve hayvan yem tüketmeyi reddeder ve hayvana su temin edilse bile ölüm vuku bulur.

Hayvanlar genelde hipotermiden kurtulmak için daha fazla yem tüketirler. Su tüketimi ise düşer. Çünkü normal vücut sıcaklığının korunması için daha fazla enerjiye ihtiyaç duymaktadırlar. Soğuk koşullarda enerji gereksinmesi normal yaşama payı gereksinmesinden %25-30 daha fazla olabilir.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz bilgiler et üretimi hayvan çiftlikleri için de geçerlidir.

Sonuç olarak, sağmal bir hayvandan en yüksek verimi alabilmek için ısıtma konusunda optimum sistem ve çevre koşullarının sağlanması gerekmektedir.